Küçük Baykuş Nodi’nin İlk Gece Uçuşu
Nodi ilk kez yuvasından uzağa uçarken cesaretin korkusuz olmak değil, korkuya rağmen küçük bir adım atabilmek olduğunu öğrenir.
Nodi, yaşlı bir meşe ağacının kovuğunda yaşayan küçük bir baykuştu. Kanatlarını çok iyi çırpabiliyor, dalın bir ucundan diğerine rahatça süzülebiliyordu. Fakat geceleri yuvadan uzağa uçmak düşüncesi karnında küçük düğümler oluşmasına neden oluyordu.
Bir akşam annesi, “Bu gece Ay Çayırı’na kadar birlikte uçabiliriz,” dedi. Nodi hemen heyecanlandı, sonra aşağıdaki karanlığa bakınca kanatlarını gövdesine yaklaştırdı.
“Ya yolu şaşırırsam?” diye sordu. Annesi, “Ben yanında olacağım. Ayrıca yolunu sadece gözlerinle değil, duyduğun seslerle ve bildiğin işaretlerle de bulursun,” dedi.
Nodi önce yuvasının önündeki dala uçtu. Sonra yakındaki çam ağacına geçti. Her inişte kalbi biraz daha sakinleşiyordu. Aşağıda dere şırıldıyor, sazlıklar rüzgârla hışırdıyordu.
Birden bulut ayın önünü kapattı. Orman daha karanlık oldu. Nodi paniğe kapılacak gibi hissetti ama annesinin sözünü hatırladı. Dere sesini dinledi. Sol tarafında kurbağaların sesini duydu. Bu seslerin Ay Çayırı’nın yolunda olduğunu biliyordu.
“Şu büyük kayaya kadar uçacağım,” dedi kendi kendine. Büyük kayaya ulaştıktan sonra sıradaki hedefini seçti: eğri çam ağacı. Sonra küçük köprü. Böylece bütün yolu tek seferde düşünmek yerine yalnızca önündeki kısa mesafeye odaklandı.
Çayıra vardıklarında bulut dağıldı ve ay yeniden parladı. Nodi aşağı baktığında beyaz çiçeklerle dolu geniş alanı gördü. “Ben buraya gerçekten uçtum!” diye sevinçle bağırdı.
Dönüş yolunda yine karanlık vardı ama bu kez Nodi kendine daha çok güveniyordu. Dere sesini, rüzgârın yönünü ve tanıdığı ağaçları takip etti. Annesi çoğu zaman onun arkasında sessizce uçtu.
Yuvaya geldiklerinde Nodi, “Korkum tamamen kaybolmadı,” dedi. Annesi gülümsedi. “Kaybolmak zorunda değil. Cesaret, korkunun hiç olmaması değildir.”
O günden sonra Nodi her gece biraz daha uzağa uçtu. Önce dereye, sonra Ay Çayırı’na, daha sonra küçük tepenin ardına. Her yolculukta korkusu biraz küçülürken kendine olan güveni biraz daha büyüdü.