Dişlerini Fırçalamak İstemeyen Hipopotam Pıtpıt
Bir varmış, bir yokmuş. Şırıl şırıl akan geniş bir nehrin kıyısında Pıtpıt adında tombul, neşeli bir hipopotam yavrusu yaşarmış. Pıtpıt’ın ağzı öyle büyükmüş ki esnediğinde içine koca bir karpuz sığarmış. Tatlı mangoları, ballı muzları da çok severmiş. Ama bir kusuru varmış: Dişlerini fırçalamayı hiç sevmezmiş.
Annesi her akşam, “Pıtpıt, dişlerini fırçalamadan uyuma!” dermiş. Pıtpıt ise kocaman ağzını gösterip, “Anne, benim o kadar çok dişim var ki fırçalamak sabaha kadar sürer!” diye itiraz edermiş. Sonra da başını suya gömüp uyuyormuş gibi yaparmış.
Bir sabah Pıtpıt uyandığında dişlerinden birinde zonklayan bir ağrı hissetmiş. En sevdiği mangoyu ısırınca “Ayy!” diye bağırmış. Sesi öyle yüksek çıkmış ki nehirdeki balıklar bile bir an yüzmeyi unutmuş.

Annesi onu hemen nehrin diş doktoru Cikcik Kuş’a götürmüş. Cikcik, Pıtpıt’ın ağzına konmuş, gagasıyla dişlerine tek tek bakmış. “Hımm, burada tatlı yiyeceklerden kalan artıklar birikmiş.” demiş. “Bu artıklar dişlerde kalınca gözle görülmeyen minik mikroplar çoğalır ve dişi çürütmeye başlar. Neyse ki erken fark ettik.”
Cikcik dişini temizledikten sonra Pıtpıt’a güzel bir tavsiye vermiş: “Dişlerini her sabah ve her gece yatmadan önce fırçalamalısın. Hem de iki dakika boyunca; öndeki, arkadaki, yanlardaki bütün dişlerini. Tatlı bir şey yedikten sonra da ağzını bol suyla çalkala.”
“Ama iki dakika çok uzun!” diye sızlanmış Pıtpıt. Cikcik kanatlarını çırpıp gülümsemiş. “O zaman fırçalarken şarkı söyleyelim!”
O akşam nehir kıyısında eğlenceli bir gösteri başlamış. Pıtpıt kocaman fırçasını almış, kuşlar dala dizilip cik cik cik bir şarkı tutturmuş. Şarkının bir kıtası öndeki dişler için, bir kıtası arkadakiler için, bir kıtası da yanlardakiler içinmiş. Şarkı bitince Pıtpıt’ın dişleri de pırıl pırıl olmuş.

Ertesi sabah Pıtpıt nehre doğru kocaman bir gülümsemeyle yürümüş. Dişleri güneşte öyle parlıyormuş ki kaplumbağa Tostoş gözlerini kısarak, “Bu ne güzel bir gülüş!” demiş.
O günden sonra Pıtpıt dişlerini fırçalamayı hiç unutmamış. Nehrin diğer yavruları da her akşam onun yanına toplanıp şarkılı diş fırçalama saatine katılmışlar. Pıtpıt artık mangosunu da muzunu da gönül rahatlığıyla yiyormuş; çünkü temiz dişler, mutlu gülüşlerin anahtarıymış.
Masalımız burada biter; siz de bu gece dişlerinizi fırçalamadan uykuya dalmayın!
Masalın öğüdü: Dişlerimizi her sabah ve her gece yatmadan önce iki dakika boyunca fırçalamalıyız. Temiz dişler hem sağlığımızı korur hem de gülüşümüzü güzelleştirir.