İçeriğe atla
🧸 Çocuk Hikayeleri

12 dans eden prenses masalı oku

5 dk okuma 23 Eylül 2026 Masal Prensesi 👁 35 okuma
12 dans eden prenses masalı oku

On iki prenses, her hareketlerini gösteren büyük aynalarla dolu yeni dans salonunda kusursuz olmaya çalışırken önemli bir şey öğrenir.

İnci Sarayı’nda yıllardır kullanılan dans salonu tamir edilince kraliçe kızlarına sürpriz yapmak istedi. Salonun duvarlarına tavandan yere kadar uzanan büyük aynalar yerleştirildi. Artık dans eden biri hangi yöne dönerse dönsün kendini görebiliyordu.

On iki prenses salona ilk girdiklerinde çok sevindi.

“Artık hareketlerimizi hemen düzeltebiliriz,” dedi büyük kardeş Mira.

İlk gün gerçekten de aynalar işe yaradı. Kimin kolunu fazla kaldırdığı, kimin dönüşte dengesini kaybettiği kolayca görülüyordu.

Fakat birkaç gün içinde aynalar başka bir şeye dönüşmeye başladı.

Mira her hareketten sonra kendine bakıyor, eteğinin yeterince düzgün dönüp dönmediğini kontrol ediyordu. Lora saçının dans sırasında bozulmasına takılıyordu. Sima ayaklarının diğer kardeşlerinden farklı durduğunu düşünüyor, küçük Ece ise hata yapmaktan korktuğu için hareketlerini küçültüyordu.

Provalar uzadıkça dans daha kötü hale geldi.

“Başımı yanlış çevirdim,” diyordu Mira.

“Benim dönüşüm sizinki kadar düzgün değil,” diyordu Ece.

“Bir kez daha baştan alalım,” diyordu Lora.

Aynalar, onlara yardım etmek yerine dikkatlerini sürekli kendilerine çekiyordu.

Bir gün müzik öğretmeni Rima provayı izlemeye geldi. Prenseslerin yüzlerindeki gerginliği hemen fark etti.

“Bu dans neden bu kadar sessiz?” diye sordu.

Mira şaşırdı. “Müzik çalıyor.”

Rima başını salladı. “Müziği kastetmiyorum. Neşeniz sessiz.”

Prensesler cevap veremedi.

Rima aynalara baktı ve perdelerin kapatılmasını istedi. Sonra hizmetkârlardan büyük beyaz örtüler getirmelerini söyledi. Birkaç dakika içinde bütün aynalar örtüldü.

“Şimdi dans edin.”

Mira itiraz etti. “Ama kendimizi göremeyiz.”

“Belki bugün görmeniz gerekmiyordur.”

Müzik başladı.

İlk birkaç dakika herkes tedirgindi. Ece ayağının doğru yerde olup olmadığını görmek için boşuna duvara baktı. Lora saçını kontrol edemediği için huzursuz oldu.

Sonra yavaş yavaş başka şeyleri fark etmeye başladılar.

Mira kardeşinin elinin sıcaklığını hissetti. Sima müziğin içindeki küçük davul ritmini ilk kez bu kadar net duydu. Ece dönüş sırasında Lora’nın kahkahasını işitti.

Bir hareket sırasında Ece yanlış yöne döndü ve Mira’yla çarpıştı.

İkisi bir an durdu.

Eskiden olsa prova yeniden başlardı.

Fakat Ece gülmeye başladı. Mira da dayanamadı ve güldü.

Diğer kardeşler dansı bırakmadan etraflarından dönüp yollarını düzeltti.

Rima müziği durdurmadı.

Dans sona erdiğinde herkes nefes nefese ama mutluydu.

“Kaç hata yaptık?” diye sordu Sima.

Rima omuzlarını kaldırdı. “Saymadım.”

“Ama öğretmensiniz!”

“Ben bugün hatalarınızı değil, dans edip etmediğinizi izledim.”

Ertesi gün aynaların örtüsü kaldırıldı. Prensesler yine kendilerini görebiliyordu. Ancak bu kez aynalara daha farklı baktılar.

Mira bir dönüşün sonunda eteğinin biraz yamuk kaldığını gördü ama dansı kesmedi. Ece ayağını bir an yanlış yere koydu, hemen ritmi yakalayıp devam etti. Lora saçının dağıldığını fark etti ve yalnızca gülümsedi.

Bir hafta sonra sarayda büyük bir gösteri düzenlendi.

On iki prenses sahneye çıktığında yüzlerce kişi onları izliyordu. Gösterinin ortasında müzisyenlerden biri yanlış notaya bastı. Prenseslerden üçü bir an şaşırdı.

Fakat Mira kardeşlerine baktı ve küçük bir gülümsemeyle bir sonraki adıma geçti. Diğerleri onu takip etti. Dans birkaç saniye içinde yeniden akmaya başladı.

Seyircilerin çoğu yanlışlığı fark etmedi bile.

Gösteri bittiğinde kraliçe, “Bugünkü dansınız önceki gösterilerinizden daha canlıydı,” dedi.

Ece gülümsedi. “Çünkü bu kez aynadaki dansı değil, gerçek dansı yaptık.”

Aynalı salon daha sonra da kullanıldı. Prensesler aynalardan hareketlerini öğrenmek için yararlanmaya devam etti.

Fakat bir prova kötü gittiğinde Rima bazen aynaların üzerini yeniden örttü.

Bu, onlara küçük bir şeyi hatırlatıyordu: Kendine bakmak faydalıdır, ama sürekli kusur ararsan ne kadar ilerlediğini göremezsin.

Ve bazen en güzel dans, içinde birkaç küçük yanlışın da bulunduğu ama kimsenin gülümsemeyi bırakmadığı danstır.